Öykü Sevdiği X Çıkınca

Stalker Risalesi

By on 29 Aralık 2014

“Stalklamak ki en çok yakışandır bize.”

Hilmi Stalkus

Kahramanımız en son hukukçu kızdan yemiş olduğu terk üzerine tabiri caizse dünyası başına yıkılmıştı. O günün akşamı kafasını dağıtmak için 76 ya gitti.

Şair ve şürekası bir kenarda oturmuş Şair’in senaryosunu yazmış olduğu Yarıma Domatessiz Aşk adlı kısa filmi çekmeye çalışıyordu. Kahramanımız üzgün bir şekilde bazlamaya herşeyli söyledi. O sırada kafasının dalgınlığından olsa gerek bir kız gözüne çarptı, kızın nevişahsına münhasır bir güzelliği vardı. Arkadaşları kızı görünce “Ooo Gizem Su hoş geldin” dediler. Gizem Su adı gibi gizemli idi. Gözlerinde bilinmeyen bir efsun vardı. Bakışları doları 3 liraya çıkarır, gülüşü ile Kuzey Kore ile Güney Kore’yi birleştirebilirdi. Yalnız kahramanımız Gizem Su hakkında hiç mi hiçbir şey bilmiyordu. Tüm bu düşünceler eşliğinde bazlamasını aldı. Aklından “Bazlamaya herşeyliler benden, manzara senden”, ”Bazlamayı herşeyli, seni heyheyli severim” gibi sözler geçiyordu. İstemsiz olarak tebessüm etti. Bazlamasını bitirmeden kız kalkıp gitmişti. Kahramanımızın yüreğine bu ayrılık kor gibi düşmüştü.  Ne yapacağını bilmiyordu. Kızdan etkilenmişti ve onu tanımak bilmek istiyordu. Zaten insan sevdiğini bilmek istemez miydi ve zaten insan sevmediğini tanımak ister miydi? Odasına gitti. Bilgisayar ile pek arası yoktu. Kız hakkında nasıl bilgi toplayacağını düşünüyordu. Halk dilinde buna stalklamak deniliyordu. Kızın bilumum sosyal medya vb. hesaplarına bakarak bilgi toplamak… Eskiden mektup yağmuruna tutmak, telefonla sapıklık yapmak manasında kullanılsa da şu an daha çok hoşlanılan kız hakkında araştırma yapmak manasında kullanılıyordu. Lâkin kahramanımız sütten çıkmış ak kaşıktı. Hiçbir fikri yoktu ne yapacağına dair. Zihninde kızın yüzü silinmeye yüz tutmuştu. Bir buruk hüzün ile uyumaya karar verdi. Kim bilsindi ki belki tekrar kampüste karşılaşırlardı belki de ortak arkadaşları vardı. ORTAK ARKADAŞ… Büyük nimetti doğrusu.

“Kahramanımız siyah bir odada bir koltukta oturuyordu. Duvarların her biri ekrandı ve yeşil yeşil yazılar yağmur gibi yağıyordu. O yazıların sonunda bir adam ortaya çıktı. Uzun saçları geriye doğru taranmış, elinde artistik bir laptop çantası, ispanyolvari bir havası vardı. Kahramanımız tedirgin bir şekilde sordu: “Sen kimsin?” Adam cool bir şekilde cevap verdi: “Ben Stalkerado” Kahramanımız anlamamıştı. Stalkerado devam etti. “Dinle beni genç dostum. Ben Stalkerado, modern zamanın yardımsever insanıyım. Bugün 76’da olan her şeyi biliyorum. Sana yardım etmeye geldim.” Kahramanımız şaşkın bir şekilde sordu: “ İyi de nasıl !?” Stalkerado elindeki laptop çantası açtı. Ama o da ne çantanın içinden laptop değil bir kitap çıkmıştı. Stalkerado gülerek kitabı açtı. İçinden silahı çıkardı. “Adios amigos” diyip etrafında bir tur attı ve kahramanımızı kalbinden vurdu lakin mermi ne kadar da Gizem Su’ya benziyordu.”

Kahramanımız kan ter içinde yatağından uyandı. Çok ilginç bir rüya görmüştü. Lambayı yaktı. Yatağının yanında bir kitap duruyordu. Akşam herhangi bir kitap okumamıştı. Kitabı eline aldı ve ŞOK!!!! Kitabın adı Stalker Risalesi idi yazan ise Stalkerado idi. Kendine okkalı bi tokat attı ama hayır rüyada değildi. Kitabın ilk sayfasını açtı. Yazan cümle şu idi:

            “Stalklamak her ilişkinin başıdır.”

Yatağının kenarından laptopunu kucağına aldı ve kitabı okumaya başladı.

Stalker Risalesi by Stalkerado

  1. StalkWave: Facebook

Stalklamak her ilişkinin başıdır. Öncelikle ilk lazım gereken şey maşukun ismidir. Eğer maşuk kişi ile aynı üniversitede eğitim görmekte iseniz ve facebook kullanıyorsa ara kısmına ismini girerek soy ismini öğrenebilirsiniz. Tabi aynı isimde olan birkaç kişi olabilir o zaman profil resimlerinden, bilgilerinden çıkarmaya çalışacağız.

Ünlü bir şair olan Sertab Stalkener demiş ki: “İki gözüm günler geçiyor/Gönül ektiğini biçiyor/Bir twit lütfet/Bu ne çok hasret/Gel takipleşelim artık…”

Kahramanımız hemen facebook arama kısmına Gizem Su yazdı zaten çok az bulunan bir isimdi. Direk bulmuştu. Gizem Su Sırlı… Demek gözleri gibi kendisi de sırlıymış dedi. Bir mutlu oldu. Hemen facebook profil fotosuna bakacaktı ki… kitaba devam etti.

Facebook hesabını görünce heyecanlanıp hemen fotolarına bakmaya çalışma, sakin ol delikanlı. Şimdi kaç ortak arkadaşınız var bir bak. Oradan kıza yürürken işine yarayacak bilgiler çıkabilir. Aman dikkat et yanlışlıkla arkadaş olarak ekleyeyim deme… Bunlar stalkerlık hukukunun fahiş hatasıdır. İsmi soy ismi öğrendikten sonra Twitter ve Instagram’a yöneleceğiz. Lakin facebook bahsini tamamen kapatmak lazım gerekmektedir. Beğendikleri spor, müzik, tv – dizi vs. bilgilerini öğren. Eğer maşukuna kendini sevdirmeye çalışırsan bunları kullanırsın ama bu yolu pek tavsiye etmeyiz. Sadece maşukunun ilgilerini öğren ki eğer senin kriterlerinle ciddi manada çatışan bir şey çıkarsa sevda ateşini başlamadan bitirirsin. (Örneğin sen Ak Parti il gençlik kolları başkanı, sevdiceğin cemaatin bölge mesulü bu ilişkinin oluru olur mu olsa zaten ne Leyla ile Mecnun’un ne de Ferhat ile Şirin’in esamesi okunur.) Burada gittiği kulüplerin sayfasını beğenmiş ise o kulüplerin toplantılarına, etkinliklerine gidebilirsin ama lütfen mantık kurallarının dışına çıkma. Ayrıca daha 2008 de falan beğendiği şeyleri çok dikkate alma o zamanlar ergendi saçma sapan şeyler beğenmiş olabilir. Sen şimdi diyelim ki CS(Computer Science) okuyorsun, maşukun ise hukuk… Şimdi senin bir hukuk kulübünün etkinliğine tek başına gitmen abes olur. Veyahut onun bir mühendislik seminerine gelmesi abes kaçar. Bunlar sadece bilgilenmek amaçlı zaten aklın varsa kendinde olmayan özellikleri varmış gibi göstererek ona yaranmaya çalışmayacağını anlarsın.

Ünlü bir şair olan Ayşe Hatun Önstalkal demiş ki: “At bir twit canım baksana/Alev alev yanışıma/Can verir ya Tanrı taşlara/Sen de bana…”

Şimdi en önemli ve birazca uzun olan 2. StalkWave’e geçiyoruz: Twitter.

Kahramanımız bir solukta okumuştu. Gizem Su’nun üye olduğu kulüplere, tuttuğu takıma, sevdiği müzik gruplarına baktı. Öyle çok da spesifik bir şey yoktu. Garip birkaç müzik grubu, klasik diziler falan bir de bir kulübü beğenmişti ama kendi bölümü ile uzaktan yakından alakası olmadığı için bir faydası olmayacaktı. Eski fotoğraflarına baktı. Ne de güzel gülüyordu.

Bir gülüşü var ki kelebek görse ömrü uzar.

Hemen heyecanla en önemli kısım olan 2. StalkWave’e geçti.

  1. StalkWave: Twitter

Stalklamakta ne kadar büyük mutluluk ve nimet olduğu anlamak için bu Twitter bahsini iyi anlamak gerekir ve maşukunun Twitterının olup herkese açık olması büyük önem arz etmektedir.

Kahramanımız elleri titreyerek Gizem Su Sırlı diye arattığında o ismin çıktığını görmüştü. Ve fare imlecini getirip üstüne tıkladığı zaman YEYYYYY!!!! Diye bağırdı. Twitterı herkese açıktı. Hemen Tilki Ne Der* adlı türküyü açıp oynamaya başladı. Kitabı okumaya devam etti.

Öncelikle akıllı telefon kullanıyorsan parmaklarına mukayyet ol. Yanlışlık FAVlayabilir, RTleyebilir ve hatta takip edebilirsin. Bir hayalet gibi olmalısın arkanda hiçbir iz bırakmamalısın dostum. Tavsiyemiz gizli pencere üzerinden tweetleri okumandır böylelikle yukarıdaki tehlikeleri def etmiş olursun. Lakin gizli pencereden maşukunun neler FAVladığını göremezsin. O yüzden FAVlarına bakman için giriş yapman lazım. Belki kendi tweetleri senin için yeterli olmayabilir, onun hakkındaki menşınlaşmalara bakmak istiyorsun. Arama kısmına kullanıcı adını yaz. (Ör:gizemsusirli) Belki ilginç bilmediğin şeyler karşına çıkabilir. Günümüzde Twitter stalkerlığı en popüler olandır. Çünkü çoğu insan Twitter’ı mini blog şeklinde kullanmaktadır.

Ünlü bir şair olan Mehmet ErStalkdem demiş ki: “Ne kadar çok twit atmışsa, o kadar bela başa… Twitterı açsam da sen twit atsan bana/Gel beni takip et, yoruldum stalklamaktan…”

Takip ettiklerine bak. Büyük bir ihtimal Facebook beğenileri ile paralel bir şey çıkacaktır. Onu kim takip etmiş onlara bak yine arkadaşın var mı kontrol et. Bu noktada arkadaş önemlidir. Maşuk senin arkadaşlarından birini takip ediyorsa, bazı twitlerini ona RTlet. Belki onun timeline’ına düşer ve dikkat çekersin. Aynı zamanda arkadaşına onun twitini RTletebilirsin böylelikle senin timelineına düşmüş olur ve sen de FAV ve ya RT yaparak karşı tarafın dikkatini çekebilirsin. Twitlerin üstüne çok düşünme, mana aramaya kalkma fazla aksi takdirde müptela olursun berduş bir bedevi gibi Twitter aleminde sürünürsün, aklın varsa dediklerime kulak ver.

Ünlü bir şair olan Modstalkel demiş ki: “Stalkladım delice/Elimde boş bi şişe/Kutladım bu gece attığın anlamsız twitleri…”

Kahramanımız hemen kızın profil sayfasına girdi. Attığı twitlere baktı. Genellikle şarkı paylaşmakla beraber kısa twitler atıyordu. Az sayıda twit atmıştı. Güzel diye sevindi. Çünkü attığı tüm twitleri okuyabilirdi. Düşünsene 2000 twit atmış, çıldırırsın. Twitter profil fotoğrafında tüm gizemini göstermişti sanki efsunlu gözleri çözülemeyen bir bilmece idi.

Bir gülüşü var ki Putin görse Türkiye’ye tüm doğalgazı ücretsiz verir.

Bir an önce kitabı bitirmek hevesi ile 3. StalkWave olan Instagram meyvesine geçti.

  1. StalkWave: Instagram

Eğer maşukunun hasretini dayanamayıp o nur celalini görmek istersen şu Instagram meselesini iyi dinle. Eğer iş bu maşukun hanım kimse idi bil ki Instagram hesabı kilitli olması kuvvetle muhtemeldir.

Kahramanımız hemen telefonundan instagramı açtı. Arama kısmına gizemsusırlı yazdı. Kızın hesabı vardı ama tahmin edildiği gibi kilitli idi. Yüreğine gökyüzünün hüznü düştü bir anda kendisini 119. Dk da golü Türkiye karşısında golü bulan ama 120.dk gol yiyip penaltılarda elenen Hırvatistan gibi hissetti. Okuma hevesi kaçmıştı ama devam etti.

Hemen pes etme aslan parçası. Öncelikle kızın yakın arkadaşlarının instagramına bak. Belki arkadaşları oraya toplu çekinmiş olduğu fotoğrafları koymuş olabilir. Ayrıca akıllı telefon kullanıyorsan dikkat et sakın çift tıklamayasın. Yoksa iş fena. Bizim tavsiye ederiz ki bilgisayardan gir bak. Böylelikle hata yapma ihtimalin baya azalmaktadır. Instagram bahsinde çok değinilecek bir mevzu yok. Sadece arama kısmını temizlemeyi unutup da sonra başkalarına rezil olma.

Acaba kim vardı yakın arkadaşı, düşündü hatırladı bir an. Oda arkadaşı vardı adı Sakine Su idi. Hemen araştırdı. Vee kızın instagramı açıktı. Fotoğraflara baktığında ise gördü ki Gizem Su tüm güzelliği ile orada duruyordu. Yüreğine bir ok saplandı.

Öyle bir gülüşü vardı ki lastik kaçırmayan dirayetli çorap gibiydi.

Öyle bir gülüşü vardı ki İlhan Mansız’ın altın golü gibiydi.

Öyle bir gülüşü vardı ki finallere kadar hiç puan kaybetmeyen öğrenci kadar mutlu hissettirirdi.

Öyle bir gülüşü vardı ki hiçbir kıza gülümsemek bu kadar yakışmamıştı tarih boyunca…

Kahramanımız hüzünlendi. Okumaya devam etti.

  1. StalkWave: Kapanış

 

Okuduğun üniversite stalklamak konusunda ayrı nevişahsına münhasır özellikler gösterebilir. Farzımuhal Bilkent Üniversitesinde okuyorsun. Starsfetcher üzerinden kızın fotoğrafını bulmak istedin artık stalkerlıkta zirveye oynamak istiyorsun. Kızın tahmini giriş yılını bilmen yeterli. Örneğin 2012 yılında girmiş olsun. 21200001 den başla lakin ilk 500-600 kişi exchange. Sonra amele gibi tek tek artırırsın. Aklın varsa bunun ne kadar çaresiz bir yol olduğunu anlarsın. Bu da Stalker Risalesi’nin sonudur.

Ünlü bir şair olan Yılmaz Stalkerdoğan demiş ki: “Ben senin beni stalklama ihtimalini sevdim.”

Hemen starsfetchera girip tek tek numaraları artırdı. 21201200 kadar gelmiş ama bulamamıştı. Ne kadar da şansız bir insanım diye düşündü. Sıkılmıştı. Random tuşuna bastı. Tanımadığı biri çıkmıştı. Random tuşuna bir daha bastığında ise karşısında Gizem Su’nun resmi vardı. Tamam dedi ya tamam kesin bu iş olacak. Yoksa bu kadar tesadüf olabilir mi? Adımı Söyle* adlı türküyü açıp oynamaya başladı. Artık Twitter’a her girdiğinde onun adını aratıyor gece gündüz bir tweet atmasını bekliyordu. Lâkin ondan ne bir mektup ne bir haber ne bir tweet geliyordu. Ümidini kaybetmeye başlamış derken bir gece bir tweet attığını gördü. Ali Baba’nın Çiftliği adlı şarkıyı paylaşmıştı. Kahramanımız mutlu oldu dedi ki: ”Benim hayvanları çok sevdiğimi anladı. O yüzden bu şarkı paylaştı.” Artık her olaya bu nazarla bakıyordu. Kafayı Stalkerlık ile bozmuştu. Yakın arkadaşları halini iyi görmüyordu.

“Ben seni görmeden, bilmeden sevdim çünkü Twitter profilin herkese açıktı be güzelim. Gamzelerin değil twitlerin yaktı şu sinemi” diye söyleniyordu. Kahramanımıza en koyan ise Gizem Su’nun Twitter’a girip saçma sapan şeyleri favlaması idi. Mana anlamaya çalışıyordu da Hobbit’ten nasıl bir mana çıkaracağını bir türlü bulamamıştı. Düşündü Hobbit -> Yüzüklerin Efendisi -> Yüzük -> Alyans… Evet evet kesinlikle kız kahramanımız ile evlenmek istiyordu. Bu sırada aklına hastalıklı bir düşünce gelmişti. Kızın onu stalkladığını düşünüyordu. Çünkü kahramanımız Beşiktaş ile ilgili bir twit atmış kız da yavru hayvanların fotoğraflarını paylaşmıştı ama yavru hayvanların biri de kartaldı :). Ona göre twitler atıyor sanki birşeyler ima etmeye çalışıyordu. Tüm bu fikirler kafasında gelip giderken Şair’i 76’da tek başına oturur gördü. Kulağında kulaklık, önünde sade Türk kahvesi içiyordu. Düşünceli bir hali vardı. 76 üzerine yaptığı çalışmalarla Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilmiş lâkin kazanamamıştı.

  • Şair merhaba, müsaitsen oturabilir miyim?
  • Tabiki de buyur bakalım.
  • Ya ben bi kızdan hoşlanıyorum.
  • Hadi canım(!)
  • Ama bu sefer çok farklı… Kız da benden hoşlanıyor.
  • Nereden anlıyoruz bunu.
  • Çünkü stalkladım.
  • Stalklamak sevdaya dahil mi?
  • Stalklamak sevdanın en koyu hali bence
  • Eeee
  • Ben ne yapayım bu kıza açılmadan önce.
  • Valla ben anlamam.
  • Ya yakın zamanda sen de bir kızdan hoşlanmamış mıydın?
  • Benim durumum farklı, anlayamazsınız. Hem ben kapattım o defterleri.
  • Benim öyle bir hale geldi ki anlatamam dayanamıyorum artık ne zaman telefonu elime alsam. Twitter -> Ara -> Gizem Su Sırlı gibi…
  • Desene çaresizliğin üst boyutlara ulaşmış.
  • Bir twit için uykusuz kaldığım geceler oluyor. Twit atmayınca kanadım kırık hissediyorum. Başka saçma sapan şeyleri favlayınca bir ceylan gibi can evimden vurulmuş hissediyorum. Hele başka erkeklerle mentionlaşınca içimdeki acı daha da büyüyor yanıyor ılık ılık.

 

Şair alt dudağını ısırdı. Kahramanımızın bu çaresizliği onu etkileşmişti. Usulca “Allah yardımcın olsun” dedi ve masadan kalktı. “Yağmur yağmaya başladı biraz yürüsem iyi olacak” kusura bakma dedi. Kahramanımız Şair’in bir anda duygulanmasına bir anlam verememişti. O sırada kapıdan orta boylu, kır saçlı bıyıklı güler yüzlü bir amca girdi. Sanki bu adamı tanıyordu. Biraz daha yaklaşınca gözlerine inanamadı. Bu adam Nusret Baba idi. Ama o bir dizi karakteri değil miydi? Nusret Baba geldi, kahramanımızın karşısına oturdu ve konuşmaya başladı.

LÜTFEN TIKLAYINIZ. DEVAMI MÜZİK EŞLİĞİNDE İYİ GİDER <yazarın notu>

Ey kahraman, bana iyi kulak ver.

Stalklamak kalbindeki sevda kıvılcımını körüklemekten başka bir şey değildir.

Vurulduğun kızı gözünde daha da büyütür onu ulaşılmaz ve erişilmez sanırsın.

Sen, kızı kendi dünyanın merkezine oturttuğun için; sanar mısın ki kız da öyle yapsın.

Belli bir süre sonra kızın da seni stalkladığını düşünürsün.

Yüz yüze konuşmaya cesaret edemezsin ama twitterdan sana bir yeşil ışık yakmasını mı beklersin.

Ey kahraman, beni iyi dinle oğul…

Bilir misin sen Aşık Stalker’ın öyküsünü

Hani Aşık Saplantısına saplanıp kalmıştı, her twitten kendine anlam çıkarıyordu ama sonu hazin bir şekilde bitmedi mi? Hangi stalklayan memnun halinden… Hangi stalklayan etrafında mutlu görüyor musun? Herkes bir mana çıkarma peşinde… Sanki faldan umut bekleyen çaresizler gibi… Onlar öylesine çaresizlerdir ki en ufak umutlu şeye inanmaya meyillidirler. Zaten falcı 100 tane şey söyler sadece 5 i çıksa o falcı iyi olur. Stalklamak diyorduk çaresizliktirdir.

Ey kahraman, sen diyebilirsin ki bende kuvvetli bir muhabbet iştiyakı var tanımadan da olmuyor ben de sana derim ki görmüyor musun Şair’in halini… Anlamadın mı neden masadan kalktığını…

Hani o sanmıştı ki boş bir heves, hani o zavallı Şair, aklının gönlüne söz geçirdiğini sanmıştı… Yaptığı duaları unutmuş, “Kalpleri evirip çeviren yalnız Allah’tır” hakikatini unutmuş. Gönlü üzerinde bir söz sahibi olduğunu sanmıştı da artık bitti demişti… Yalnız bitti denilerek bitseydi aslan parçası şiirlerin büyük bir kısmı yazılmamış olurdu. Hani o gün yürüyüşe çıktı da Su’yu tekrar görmüştü. Sonra tekrar… En olmadık anlarda… Ve kendisini daha büyük bir tutku ile bağlandığını anlamıştı. İnkar etmeye çalıştıkça kalbindeki sevgi büyümüştü de en son sevgisi kalbine sığmayıp, gözyaşı olarak bu dünyada vücut bulmuştu. Çok defa denemişti kaçmayı ansızın bu sevgiden, ama ne kadar denediyse yenik düştü… Şimdi sen diyebilir misin ki bu adam muhabbet beslemiyor? Eskiden uzaktan bir görmek hatta bazen bir gölge yetermiş aşık olmaya evlat… Şimdi ki aşklar terazi ile ölçülüyor. Seversem sevmek zorunda… 100gr seviyorsam, 100 gr sevilmek zorunda… Şair en sonunda anladı sevdiğini uzaktan sevmenin şu an için en güzel sevme olduğunu. Özgürlüğü elinde, hissiyatı kalbinde idi. Karşı taraf bilsindi bilmesindi çok da önemi yoktu. Zaten evlat sana erenlerden bir sır vereyim. Sen hani arıyorsun ya yok Tiki yok Romantik İslamcı yok Entel yok Hukukçu yok şucu yok bucu… Senin evleneceğin kişiyi seçme şansın neredeyse anneni babanı seçme şansına eşit belki ondan birazcık daha fazla… Tüm bunları bilmemek mutluluktur evlat bilmek de mutluluk olabilir. Lâkin tüm bunları bildiğin halde kendini çaresiz hissetmek nedir bilir misin? Ruhunun cenderelerde sıkışması nedir bilir misin? Senin biraz önce anlattıkların Şair’e kendi acziyetini hatırlattı. İçindeki kavak yelleri bitti diyordu hatırlıyor musun? Bitti ama yerine Wilma Kasırgasını bıraktı.  Böylesine yağmur yağarken dışarıda yürümek deliliktir ama zaten o sırılsıklam olmuş durumda. Normalde gönlündeki ateşin sönmesi lazımken bir Su tanesi nasılda alevlendiriyor görüyor musun?

Ey kahraman

Attığı son tweeti görmedin mi? Bunu nasıl ilişkilendireceksin. Stalklamanın da bir adabı yolu vardır. Stalkerado’nun dediklerine aldırma biz onun pabucunu dama atmışız. Sen bildiğin yolda dosdoğru ol. Başta dediklerimi tekrarlıyorum: Birini stalklamak eğer saplantı haline gelmişse bil ki evlat o kişi gözünde gereksiz büyür, kalbinde olduğundan fazla yer kaplar. Benden bu kadar evlat… Allah’a emanet.

Nusret Baba konuşmasını bitirince, 76 daki herkes ALLAH diye bağırdı. Nusret Baba kapıdan çıktı ve kayboldu. Kahramanımız eline telefonu aldı, Twitter, Facebook, Instagram başta olmak üzere tüm arama geçmişini sildi. Nusret Baba haklıydı. Şair’in önceden yazdığı STALKER adlı şiiri okudu. Ne diyordu ünlü bir Şair-ül Stalker:

“Stalkladım stalkladım da ne oldu

Twitter, Instagram da kayboldum

Aklım, ruhum, yüreğim sevdiceğimle doldu

Leyl ile nehar birbirine karıştı zaman uçtu

Körkütük sarhoş oldum 76 köşelerinde

En onulmaz yaralarımla, çaresizliğimle

Rezil ve rüsva oldum şu melun yerde”

 

TAGS
RELATED POSTS

Bir Cevap Yazın

Şahinzâde
Ankara

Kalbinden aşina ol; dıştan yabancı görün Böyle güzel yürüyüş cihanda nadir bulunur.

Kategoriler
Sosyal Medya
Twitter
  • Ankara'da öyle bir soğuk var ki dışarıda üç dakika dursanız; üşümeniz otuz dakika boyunca geçmiyor. Evde bile.

    Tweeted on 02:55 PM Dec 07

  • Dört güzel insan. https://t.co/HtV29aE5WT

    Tweeted on 01:24 PM Dec 04

  • Uzun sürenin ardından bir şey çiziktirdik. Buyurun. -- https://t.co/aPnRgKe8Dx

    Tweeted on 02:55 AM Dec 02

  • Yasadır değişmez: Ankara'da hava ne kadar soğuksa, Bilkent Kütüphanesi o kadar sıcaktır.

    Tweeted on 09:47 AM Nov 30

  • Şarabî parçası eşliğinde sanatçıların fotoğraflarının teker teker geldiği bu introdan daha iyi bir intro gelmedi. -… https://t.co/g1nq6O01GF

    Tweeted on 04:07 AM Nov 30

Teraneler Nedir?
Teraneler, modern dünyaya sıkılan bir kurşun, insanlara ise uzatılan bir demet çiçektir. Kalıplar dışına çıkmayı hedefleyen ve izahı olmayan şeylerin izahını mizahıyla birlikte yapmak, suratı asık olanlara bir tebessüm hediye etmek en büyük gayemizdir. Umutsuz, melankolik gençlere bir tokat olup onları gaflet uykusundan uyandırmak bizim görevlerimiz arasındadır. Sitenin felsefesi: “Bizi sıradanlık değil, çılgınca fikirler kurtaracak” olup kalıpları yıkmak ve sorgulamak bunu yaparken de güldürmek amacımız. Size “bırak bu teraneleri” diyenler olacak onlara aldırmayın, zira bu teraneler akl-ı selim teraneler.
Kumpanya Blogları