Öykü Sevdiği X Çıkınca

Âşık Oldum Doktor Hanım

By on 30 Mart 2016

Gökyüzünde güneş, yeryüzünde ayazın olduğu bir Ankara günüydü. Çim alanda çalınan Türk ezgileri kütüphaneden duyuluyordu. Ben ise ellerim cebimde Sağlık Merkezi’ne doğru yürüyordum. Akşam sınav vardı fakat ben hiç çalışmamıştım.

  • Merhaba, ben Doktor Hanım’a gözükecektim.
  • 55 numaralı oda.
  • Teşekkür ederim.

Tansiyonumu ölçtükten sonra Doktor Hanım’ın odasına girmeye hak kazanmıştım. Doktor bana “yine mi sen?” manasında baktıktan sonra “buyurun” dedi.

  • Bana rapor yazmanız lazım.
  • Neden?
  • Çünkü akşam sınav var ve ben hiç çalışamadım.
  • Neden çalışamadınız bir rahatsızlığınız mı vardı?
  • Âşık oldum Doktor Hanım âşık oldum… Öyle birisine vuruldum ki artık başka birisine âşık olur muyum bilemiyorum. Hayır… hayır… Lütfen bana insan sadece bir kere âşık olur dermişçesine bakmayın. İnsan onlarca kez yüzlerce kez âşık olur… Lâkin her âşık yanmaz. Bakın Doktor Hanım ateşimi ölçün ama dikkatli olun bozulmasın termometreniz çünkü ben her gece ateşlere yürüdüm ve onun gözlerinden geçerek bir cehenneme düştüm. Aslında benim yüreğimin tam ortasına bir cehennem düştü.

Doktor hanım siz onu hiç görmediniz?

Görseydiniz eğer…

Bir kez benim nazarımla bakabilseydiniz

Anlayacaktınız sinemdeki bu yarayı

Gönül yarasını…

Şimdi diyeceksiniz ki her âşık gibi bu da abartıyor. Ben çok defa âşık oldum: romantik İslamcıya, entele, tikiye, hukukçuya, feministe… ama hiç böyle olmadım. Çıtalar Doktor Hanım çıtalar, bazı anlamlara gelmiyor çünkü bu kız çıtaları uçurdu gitti. Hiçbir yüz güzel gelmiyor onun yüzünden artık.

Ben onu hem çooook seviyorum hem de bir o kadar da korkuyorum. Evet bilerek çoook dedim zira tek “o” yetmiyor ona olan sevgimi anlatmak için. Düşünün sınavlardan, hocalardan, IŞİD’den, yedi düvelden, dabbet’ül arz’dan korkmayan ben, onu görünce tir tir titriyorum. Ödüm patlıyor ona bakmaktan, nutkum tutuluyor. Kelimeler taş atılan kuşlar gibi uçuşup kaçıyor zihnimden.

Onu tanımasaydım eğer hiç tanımamış olmayı tercih ederdim çünkü onu tanıdığım günden itibaren soruyorum kendi kendime onsuz bunca yıl nasıl yaşamışım diye ve cevaplıyorum ardından onsuz geçen bunca zamanı belli ki yaşamamışım. Bir buselik rüzgâr yetecekken düşmeme, içimde esiyor poyrazlar, karayeller, yılgın rüzgârlar. Ve ben düşüyorum uçuruma. Böyle bir düşüş yok be Doktor Hanım. Çok güzel kaybediyordum şimdi de çok güzel düşüyorum.

Âh diyorum bazen sadece âh. Allah’ım bana sevme yeteneğini neden bu kadar fazla verdin. Sevdiklerimi onlardan fazla düşünen ben hiçbir zaman gönlüm yara aldı diye etrafını duvarlarla kaplamadım. Ben kısaca çok sevmelerin adamıyım Doktor Hanım. Bu sevmek yüzünden başım belalardan kurtulmadı, kimlere kimlere başvurdum da şu derdime derman olamadı.

Şimdi anladım bakışlarınızdan, diyeceksiniz ki “seviyorsan git konuş bence” Yapamam. Bilmiyorum bunca zaman işi yüzsüzlüğe vuran ben, bu sefer kilitlenip kalıyorum. Bazen bu çaresizliğim aklıma gelince bir ayeti hatırlıyorum: “Kalpleri evirip çeviren ancak Allah’tır.” Rabbim diyorum biraz da cesaret versen.

Seviyorum be Doktor Hanım. Rapor vermezseniz, mülteci nedir, sığınmacı nedir onlara çalışacağım. Sahi siz bilir misiniz mülteci nedir? Mülteci bir zulümden korkup başka ülkeye gidendir. Ben hiçbir zaman mülteci olamam zira ne zulümden korkmak ne de sevmekten korkmak bize yakışmaz. Diyorum ki dışarıda bayram havası varken eğer bana rapor vermezseniz beni kütüphaneye hapsedeceksiniz.

Şimdi raporu, sınavı falan boş verelim. Çıtalar Doktor Hanım çıtalar, o kadar yükseltti ki bakarken gözüm kararıyor, başım dönüyor. Onu size tarif etmek isterdim. Tek tek zarafetini, merhametini, nezaketini, bende yarattığı afeti açıklardım size ama gerek yok. Kısaca ona baktığımda kendi özümü görüyorum, insan birbirinin aynasıdır derler de inanmazdım. Ve işin ilginç tarafı kendimi gördükçe utanıyorum kendimden. Hiç insan âşık olduğu için utanır mı ben utanıyorum yüzüm pancar tarlasına dönüyor her seferinde.

İlginç ya… Şunu da idrak edebilmiş değilim. Her türlü uyuşturucuyu deneyen ben aşktan daha fazla kafa yapan, daha fazla bağımlılık yaratan bir şey görmedim, buna rağmen neden aşk hâlâ yasaklanmıyor bu ülkede?

Biliyorum, biliyorum siz de hatta bunu şu an okuyanlar da hatta ve hatta bu öykünün yazarı da abarttığımı düşünüyorsunuz.

Hayır, kesinlikle abartmıyorum…

Tamam inanmadınız

Ve itiraf ediyorum abartıyorum.

Fakat onu bir kez görseydiniz, siz de abartırdınız çünkü abartmadan onu size anlatmam mümkün değil ki? Ya onu tanımadan önce aşk sadece benim için laftan, aldatmacadan ibaretti.

Nasıl ki Züleyha, Yusuf Peygamber’i diğer kadınlara gösterince onlar şaşkınlığından kendi parmaklarını kesti. İşte o misal…

Biliyorum ve affınıza sığınıyorum Doktor Hanım, sözü çok uzattım. Artık rapor vermezseniz de olur çünkü aşk bir hastalık değildir iyileştirilmesi gereken. Şimdi bu odadan çıkacağım ve hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam edeceğim. Soranlara yorgunum deyip geçeceğim. Herkesle az biraz hasbihal edeceğim belki onunla da… Ama onu asla görmeyeceğim çünkü bir bakışı ölmem için yetecek.

Durun bir dakika, hani âşıklar ölmezdi? Doğru… doğru… âşıklar ölmez çünkü ölen bir daha ölemez. Şimdi ben o falan dedim ya siz bir kızdan bahsettiğimi düşündünüz değil mi? Evet çok doğru düşündünüz ama ben aslında aşkın ta kendisinden bahsediyorum Doktor Hanım. Dinlediniz ya beni aralıksız size de helal olsun ve hakkınızı helal edin.

Kapıyı usulca açıp dışarı çıktım. Kampüs içinde dolaşırken, arkadaşım kolumdan tutup Nevruz alanına götürdü. Arkadaşlarla halay çekerken kâğıttan bir uçak düştü önüme. Kâğıt olarak ise Doktor Hanım’ın imzaladığı bir rapor kullanılmıştı.

TAGS
RELATED POSTS

Bir Cevap Yazın

Şahinzâde
Ankara

Kalbinden aşina ol; dıştan yabancı görün Böyle güzel yürüyüş cihanda nadir bulunur.

Kategoriler
Sosyal Medya
Twitter
  • Ankara'da öyle bir soğuk var ki dışarıda üç dakika dursanız; üşümeniz otuz dakika boyunca geçmiyor. Evde bile.

    Tweeted on 02:55 PM Dec 07

  • Dört güzel insan. https://t.co/HtV29aE5WT

    Tweeted on 01:24 PM Dec 04

  • Uzun sürenin ardından bir şey çiziktirdik. Buyurun. -- https://t.co/aPnRgKe8Dx

    Tweeted on 02:55 AM Dec 02

  • Yasadır değişmez: Ankara'da hava ne kadar soğuksa, Bilkent Kütüphanesi o kadar sıcaktır.

    Tweeted on 09:47 AM Nov 30

  • Şarabî parçası eşliğinde sanatçıların fotoğraflarının teker teker geldiği bu introdan daha iyi bir intro gelmedi. -… https://t.co/g1nq6O01GF

    Tweeted on 04:07 AM Nov 30

Teraneler Nedir?
Teraneler, modern dünyaya sıkılan bir kurşun, insanlara ise uzatılan bir demet çiçektir. Kalıplar dışına çıkmayı hedefleyen ve izahı olmayan şeylerin izahını mizahıyla birlikte yapmak, suratı asık olanlara bir tebessüm hediye etmek en büyük gayemizdir. Umutsuz, melankolik gençlere bir tokat olup onları gaflet uykusundan uyandırmak bizim görevlerimiz arasındadır. Sitenin felsefesi: “Bizi sıradanlık değil, çılgınca fikirler kurtaracak” olup kalıpları yıkmak ve sorgulamak bunu yaparken de güldürmek amacımız. Size “bırak bu teraneleri” diyenler olacak onlara aldırmayın, zira bu teraneler akl-ı selim teraneler.
Kumpanya Blogları