Şahinzâde
Çılgın Fikirler Enstitüsü

"Kalbinden aşina ol, dıştan yabancı görün; böyle güzel yürüyüş cihanda nadir bulunur."

Kategoriler
Sosyal Medya
Twitter
  • Kemençe ustası Şeyda Hacızade aynı zamanda eşyaları geri dönüştürerek onlardan oyuncaklar da yapıyor. Bein İz TV'de… https://t.co/JZviaWs3ER

    Tweeted on 12:39 PM Jul 17

  • Ólafur Arnalds'ın askerleriyiz.

    Tweeted on 06:57 AM Jul 16

  • Yıkıldım ama ayaktayım. https://t.co/y2MFAtYBLU

    Tweeted on 05:03 AM Jul 16

  • Rahatça su içebilmek, ufak bir çikolata yediğinizde yemek borunuzun yangın yerine dönmemesi bunlar büyük nimetler.

    Tweeted on 02:55 PM Jul 15

  • kardiyolog kalbimi dinleyecekken "hoş geldiniz buyurun, işte kalbim." demem ve doktorun kalbimi dinledikten sonra "… https://t.co/YZVp9brT6b

    Tweeted on 09:48 PM Jul 12

Teraneler Nedir?
Teraneler, modern dünyaya sıkılan bir kurşun, insanlara ise uzatılan bir demet çiçektir. Kalıplar dışına çıkmayı hedefleyen ve izahı olmayan şeylerin izahını mizahıyla birlikte yapmak, suratı asık olanlara bir tebessüm hediye etmek en büyük gayemizdir. Umutsuz, melankolik gençlere bir tokat olup onları gaflet uykusundan uyandırmak bizim görevlerimiz arasındadır. Sitenin felsefesi: “Bizi sıradanlık değil, çılgınca fikirler kurtaracak” olup kalıpları yıkmak ve sorgulamak bunu yaparken de güldürmek amacımız. Size “bırak bu teraneleri” diyenler olacak onlara aldırmayın, zira bu teraneler akl-ı selim teraneler.
Denemeler Kültür & Sanat

Bahar, Mona Roza ve Aşk

By on 21 Nisan 2017

Ki ben Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar su kenarında
Ki ben Mona Roza bulurum seni

 

Sezai Karakoç, günümüzde yaşayan nadir büyük Türk şairlerinden birisi. Çoğu kişi onu “Mona Roza” adlı şiiri ile tanımakta. Bu şiir o kadar popüler olmuştur ki hakkında birkaç efsane anlatılsa da cidden etkileyeci bir hikayesi vardır. Üniversite yıllarında genç şair, içinde büyüttüğü aşkını kağıda döker ama karşılık bulamaz. Anlatılanlara göre, Mona Roza şiirini yazarken bahçıvanlık yapan Karakoç’un kaldığı yer, Geyve’de Muazzez Hanım’ın evinin karşısındadır. Şiirde Mona Roza yani “Tek Gül” ifadesini kullanmasının bir sebebi de şiirin yazıldığı dönemde Divan Edebiyatı’na karşı bir aşağılama propagandası olması idi. Divan Edebiyatı’ndaki motifler küçük görülüyor, resmen o nadide eserler alay konusu oluyordu. Buna tepki olarak bu motifleri kullandığı söylenmektedir.

Mona Roza’nın yukarıda paylaştığım dizesinde Mona Roza’yı incir kuşlarının masum bakışlarında bulacağını söyleyen şair acaba neyi kastetmek istemiştir? Bahar ayının gelmesi ile doğada olan hareketlilik, hayvanlardaki o neşe şüphesiz hepimizi mutlu etmektedir. Burada biraz “Aşk”a farklı bir açıdan bakmak istiyorum. “Aşk nedir?”,”Nasıl aşık olunur?” sorularına birçok cevap verilse de net bir cevabı yoktur. Bir görüşe göre “aşk” Sevilen’de Allah’ın bir sıfatının görülmesidir. Mesela bir kuşa baktığınız zaman veya bir bahar ayında çiçeklerin açılışına baktığınız zaman kalbinizde bir şeyin ılık ılık aktığını hissedersiniz. Hani Yunus Emre dedemizin de dediği gibi: “Yaratılanı severiz Yaratan’dan ötürü…” Burada “ötürü” kelimesi daha fazla manasında değil, dolayı manasında kullanılmıştır. Şair demek istemiş ki aşkı sadece sende değil, incir kuşlarında da bulabilirim. Onlardan aldığım ilham ile kalbimdeki yelken dolup taşar.

Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Sezai Karakoç’un bilinen diğer bir eseri ise “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” adlı şiiridir. Burada şair, artık o aşkının ilk demlerini geçmiş, içindeki aşkı asıl kaynağına yönlendirmiştir. Böyle olunca şiirin dili daha bir mistik hale gelmektedir. Aşk artık onda öyle bir merhaleye gelmiştir ki artık yaşamak onun için bir sürgün gibi çileli, azaplı bir haldir. Buna benzer bir söylemi Mevlana şu şekilde dile getirmiştir: “Cenazemi gömdüğün zaman firâk, ayrılık deme! Benim buluşmam, kavuşmam işte o zamandır.” Çoğu tasavvuf erbabı bahar aylarında bahçeleri dolaşır, tefekkür edermiş. İlk şiire göre daha mistik olan ikinci şiir daha etkili bir anlatıma sahip çünkü; artık aşkın derecesi artmış, kalp asıl sahibine döndürülmüştür.

Yazımı bir ayet ile bitirmek istiyorum: “Kalpler, ancak Allah’ı anmakla mutmain olur. (Rad/28)”

Not: Bu yazı 12/05/2014’te GazeteBilkent’te yayınlanmıştır. Yazının linki için tıklayınız.

TAGS
RELATED POSTS

Bir Cevap Yazın