Şahinzâde
Çılgın Fikirler Enstitüsü

"Kalbinden aşina ol, dıştan yabancı görün; böyle güzel yürüyüş cihanda nadir bulunur."

Kategoriler
Sosyal Medya
Twitter
  • Akademik çalışmalarda yüksek oranda intihal çıkar, ALES soruları çalınır… Yazık. https://t.co/1q0RD6UL1H

    Tweeted on 12:13 AM Dec 18

  • Adab-ı Muaşeret kitabını okumak için otobüste yaşlılara yer vermeyen genç misali çoğu insan.

    Tweeted on 02:16 AM Dec 17

  • "bendeki bu iç deniz bu yangın yeri/ sönmedi durulmadı gittin gideli" Susmak - İncesaz 9 (Peşindeyim)

    Tweeted on 01:40 AM Dec 17

  • Çocukken her penaltıyı gole çeviren bir forvetin her penaltıyı kurtaran bir kaleciye karşı penaltıdan gol atıp atamayacağını düşünürdüm.

    Tweeted on 01:43 PM Dec 16

  • 3 Idiots'ı hatırlayanlar? https://t.co/qRYpCroO0k

    Tweeted on 01:22 PM Dec 16

Teraneler Nedir?
Teraneler, modern dünyaya sıkılan bir kurşun, insanlara ise uzatılan bir demet çiçektir. Kalıplar dışına çıkmayı hedefleyen ve izahı olmayan şeylerin izahını mizahıyla birlikte yapmak, suratı asık olanlara bir tebessüm hediye etmek en büyük gayemizdir. Umutsuz, melankolik gençlere bir tokat olup onları gaflet uykusundan uyandırmak bizim görevlerimiz arasındadır. Sitenin felsefesi: “Bizi sıradanlık değil, çılgınca fikirler kurtaracak” olup kalıpları yıkmak ve sorgulamak bunu yaparken de güldürmek amacımız. Size “bırak bu teraneleri” diyenler olacak onlara aldırmayın, zira bu teraneler akl-ı selim teraneler.
Denemeler Kültür & Sanat

Bahar, Mona Roza ve Aşk

By on 21 Nisan 2017

Ki ben Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar su kenarında
Ki ben Mona Roza bulurum seni

 

Sezai Karakoç, günümüzde yaşayan nadir büyük Türk şairlerinden birisi. Çoğu kişi onu “Mona Roza” adlı şiiri ile tanımakta. Bu şiir o kadar popüler olmuştur ki hakkında birkaç efsane anlatılsa da cidden etkileyeci bir hikayesi vardır. Üniversite yıllarında genç şair, içinde büyüttüğü aşkını kağıda döker ama karşılık bulamaz. Anlatılanlara göre, Mona Roza şiirini yazarken bahçıvanlık yapan Karakoç’un kaldığı yer, Geyve’de Muazzez Hanım’ın evinin karşısındadır. Şiirde Mona Roza yani “Tek Gül” ifadesini kullanmasının bir sebebi de şiirin yazıldığı dönemde Divan Edebiyatı’na karşı bir aşağılama propagandası olması idi. Divan Edebiyatı’ndaki motifler küçük görülüyor, resmen o nadide eserler alay konusu oluyordu. Buna tepki olarak bu motifleri kullandığı söylenmektedir.

Mona Roza’nın yukarıda paylaştığım dizesinde Mona Roza’yı incir kuşlarının masum bakışlarında bulacağını söyleyen şair acaba neyi kastetmek istemiştir? Bahar ayının gelmesi ile doğada olan hareketlilik, hayvanlardaki o neşe şüphesiz hepimizi mutlu etmektedir. Burada biraz “Aşk”a farklı bir açıdan bakmak istiyorum. “Aşk nedir?”,”Nasıl aşık olunur?” sorularına birçok cevap verilse de net bir cevabı yoktur. Bir görüşe göre “aşk” Sevilen’de Allah’ın bir sıfatının görülmesidir. Mesela bir kuşa baktığınız zaman veya bir bahar ayında çiçeklerin açılışına baktığınız zaman kalbinizde bir şeyin ılık ılık aktığını hissedersiniz. Hani Yunus Emre dedemizin de dediği gibi: “Yaratılanı severiz Yaratan’dan ötürü…” Burada “ötürü” kelimesi daha fazla manasında değil, dolayı manasında kullanılmıştır. Şair demek istemiş ki aşkı sadece sende değil, incir kuşlarında da bulabilirim. Onlardan aldığım ilham ile kalbimdeki yelken dolup taşar.

Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Sezai Karakoç’un bilinen diğer bir eseri ise “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” adlı şiiridir. Burada şair, artık o aşkının ilk demlerini geçmiş, içindeki aşkı asıl kaynağına yönlendirmiştir. Böyle olunca şiirin dili daha bir mistik hale gelmektedir. Aşk artık onda öyle bir merhaleye gelmiştir ki artık yaşamak onun için bir sürgün gibi çileli, azaplı bir haldir. Buna benzer bir söylemi Mevlana şu şekilde dile getirmiştir: “Cenazemi gömdüğün zaman firâk, ayrılık deme! Benim buluşmam, kavuşmam işte o zamandır.” Çoğu tasavvuf erbabı bahar aylarında bahçeleri dolaşır, tefekkür edermiş. İlk şiire göre daha mistik olan ikinci şiir daha etkili bir anlatıma sahip çünkü; artık aşkın derecesi artmış, kalp asıl sahibine döndürülmüştür.

Yazımı bir ayet ile bitirmek istiyorum: “Kalpler, ancak Allah’ı anmakla mutmain olur. (Rad/28)”

Not: Bu yazı 12/05/2014’te GazeteBilkent’te yayınlanmıştır. Yazının linki için tıklayınız.

TAGS
RELATED POSTS

Bir Cevap Yazın