Denemeler

Trollüğe Veda

By on 11 Kasım 2015

Aslında seneler seneler evvel olmasa da çok önceden bu yazıyı kaleme almam gerekiyordu.

Size bir kıssa anlatayım: “Bir zamanlar bir köyde bir çoban yaşarmış. Çoban küçük bir sürüsü varmış. Bir gün koşmuş gelmiş köy meydanına. “Yetişin analar bacılar, kurt daldı sürüye” Bunu duyan mert köy halkı taş ve sopalarla sürünün olduğu yere gitmiş tabi ne kurt var ne de kurtçuk. Çoban “zuhahaha sizi nasıl kandırdım” demiş. Çoban bu hareketi bir daha yapmış. Bir gün gerçekten kurt gelmiş. Çoban meydana koşmuş. Feryad-ü figan etmiş ama nafile. Köylüler sadece: “Yaw He He” demiş ”

Kıssa ile yazı arasında ne tür bir ilişki var: “Giderek o çobana benzemeye başladım.” Peki, hangi yönlerden? Yalan yönünden değil. Trollük denilen makamdan ve boş muhabbetten bizim derdimiz.

Önceden söylediğim gibi Türkiye’nin sayılı arkadaş çevrelerinden birine sahibim. Gerek karakter açısından gerek zekâ açısından. Allah’a ne kadar şükretsem az.

Bu bir kenarda dursun.

Artık en yakın arkadaşlarım bile bir meselede ciddi miyim değil miyim anlayamaz oldu. Aklımın ucundan trollün T’si geçmezken “Oğlum gene trolleme” tepkilerini maruz kalınca takkeyi önüme alıp düşünmeye başladım. Malum tefekkür, 1000 yıllık ibadetten evladır derler.

Boş yaptığıma dair en yakın arkadaşlarımdan gerek bilinçli gerek bilinçsiz uyarılar aldım. Kimi yorgunken ağzından kaçırdı, kimi kafası güzelken bunu belirtti, kimi trolleme babında bunu belirtti, kimi o şekil, kimi bu şekil… Mesele nasıl söyledikleri değil. Onlar dediklerinin ben de böyle bir yankı uyandıracağını tahmin bile etmemişti. Hatta bu satırları okuyorlarsa “Oğlum hep sen trolleyecek değilsin ya biz de trollüyoruz neden ciddiye aldın ki?” diye aklından sorular geçiyor da olabilir geçmiyor da olabilir zira herkesten aynı incelikte, aynı sistematikte düşünmesini bekleyemeyiz.

Tüm belirtilerin ortak noktası aynı. Boşuna dememişler “ateş olmayan yerden duman çıkmaz” diye. Demek ki bir ateş var ki insanlar hep aynı konu üzerinden beni tenkit ediyorlar. Tebliğ etmelerini tercih ederdim elbet ama olsun o da olur inşallah. Gerçi tebliğ etmediler değil lakin ben ergence tavırlarla kulak vermedim.

Aslında yazının orijinal nüshasında neden çok fazla trollüğe vurduğumun izahını yapmışım. Lâkin sonradan onları yazmanın bir manası olmadığını fark ettim. Zira burada hem kendimin savcısı hem de avukatı olmama gerek yok. Sadece özet olarak şunu diyebilirim ki: “Fıtrat olarak nüktedan bir kişiliğe sahip olunca bu tür şeylere kaymanız daha kolay oluyor ve ortam sessizleşince tedirgin olan bir kişiliğe sahipseniz.”

Uzun lafın kısası bu yazıyı aslında kendim için kaleme aldım. Biliyorum bir yazı yazmakla hiçbir şey değişmez veya değişmeyecek. Bu yazı bana Bilkent’te unuttuğum bazı şeyleri hatırlama açısından bir kıyıda dursun. Yayınlamak ne kadar doğru bilmiyorum, hayırlara vesile olur inşallah.

Konu ile ilgisi var mı yok mu bilmiyorum ama kapanış cümlemiz bu olsun:

“Kalpler ancak Allah’ı anmakla mutmain olur (RAD/28)”

 

*PS: Bu yazıyı farklı bir isimle yayınlayacağımı söylemiştim: “Yakın Çevreme Mukaddimemdir”. Sonra muhtevasını biraz değiştirdiğim için başlığı da değiştirdim.

 

 

TAG
RELATED POSTS
1 Comment
  1. Cevapla

    Beyaz Said

    11 Kasım 2015

    Kardeşim, dostum, ortağım!

    Brecht’in bir sözü vardır bilirsin: “Beni güldürmeyen şeye güler geçerim”. Ne kadar güzel bir söz. Mizah’ın gerekliğine dair bir hatırlatma, hatta bir uyarı belki. Gülün, güldürün!

    Mizah ile Troll arasındaki farkı iyi kestirmek gerek bazen. Yerinde, zamanında ve var olan ciddiyeti ortadan kaldırmayacak nitelikte yapılmış espridir mizah. Troll’ün ise var olan muhabte zarar vermek gibi bir doğası vardır. Tanımı ve tanımlamaları gereği, art niyetlidir kendisi. Var olan iletişim yollarını, bazen mizah kisvesi altında baltalamaktır. Halbuki mizah, iletişimi güçlendirir, baltalamaz.

    Aynı bu yazında yaptığın gibi, eski bir hikayeyi modern kavramlarla harmanlamak, 76da Gördüm Seni gibi farklı bir mizahi tutum yakalamaya çalışmak, troll değildir. Bu konuda, üzerinde daha çok çalışarak, daha çok efor sarf ederek, daha güzel eserler ortaya koymanı, öncelikle kardeşin olarak, ikinci olarak da ortağın olarak en çok isteyenlerden biri benim.

    Yalnızca, arkadaşlarından Troll’lük konusunda açık ya da kapalı eleştiri alıyorsan, onların ciddiyetle eğildikleri, ehemmiyet verdikleri meseleleri, sanki ehemmiyetsizlermiş gibi mizaha vuruyorsan, ki bunu bilmeden fark etmeden yaptığını düşünüyorum, o zaman bundan rahatsız olmuşlardır ve onların bu rahatsızlığını görüp, kendini sığaya çekmen çok onurlu bir davranıştır. Seni canı gönülden destekliyorum.

    Allah yolunu açık etsin, Allah sana inşirah versin kardeşim.

    Sağlıcakla

Bir Cevap Yazın