Denemeler

Sekiz Rüzgar

By on 16 Mart 2019

Hayat/ dört şeyle kaimdir derdi babam/ su ve ateş ve toprak./ Ve rüzgâr

 İsmet Özel

Kuyulara sarkıttığım boş kovaları hüzünle doldurdum senelerdir. Gökyüzünü hayran hayran seyretmeyi yaşım bir hayli ge(n)çken öğrendim. İnsanlara anlatamadığım hislerimi, kalemle kağıtlara nakşettim fakat öyle zamanlar oldu ki kalem ve kağıt bana yardımcı ol(a)madı.

Kalbim, İstanbul kemençesi gibidir, yaralarım boydan boya tel misali, yaşamak ise yay. Doğru yaşayamadığımda oluşan ses kirliliği, ahenksizlik sadece beni değil sizleri de etkiler. Doğrusu her yaralanışımda, atılan her bir çizikte; yanık şarkılar, türküler, ilahiler, insanın gurbetini anlatan şiirler söylemek istedim. Beceremedim. Ağla, ağla ey kalbim kendi haline diyemedim. Âh bir ağlamayı bileydi, ağlayabileydi. Bileyleseydim o kalbimi de duyduğu muhabbetle cümle karanlığı, kokuşmuşluğu bir bakışıyla Zülfikar gibi ikiye keserdi.

Misafirliğe gitmiş de her an kalkmaya meyleden bir insan tedirginliğinde, sıkılmışlığıyla bu hayatı yaşıyordum. Hiç unutmuyorum bir gün okyanusa kıyısı olan bir şehre gitmiştim de devasa dalgaları izlemiştim. Okyanustaki o dalgaların kendi içimde bir yerde olduğunu hissetmiştim fakat okyanusa giden bütün kapılar kapalı idi. O an etrafımdaki insanlara bakıp sorular sormaya başladım:

Nedir sizlere bu hayatı sevdiren? Allah’ım nedir benim yaratılış sırrım, fıtratım, gayretim, zahmetim… Nedir bu yaşamanın usulü? Nerededir bütün bu madde bataklığına boğulmuş insanlara gelecek o ötelerdeki ses sahibi? Nefes sahibi? Nerede ey Allah’ım beni doğrultacak kuvvetli bir inanç sahibi?

“ey hüznün çalgısı, ey hayatın algısı, ey maddeye bulanmış zihnin yanılgısı…”

Hayır, hayır zorlama cümleler kurmak istemiyorum. Yüreğinize dokunmak ve ağlamak istiyorum. Ağlayarak aczimin farkına varıp huzuru bulmak istiyorum. Senelerdir susturduğum; sakladığım kişiyle yani kendimle muhabbet etmek istiyorum. Hemen hemen hiçbir şeyden emin olamayışımdan kurtulmak, noksanlarımı düzeltmek istiyorum. İç dünyamı setreden perdeleri teker teker yırtmak istiyorum.

Yalan bir hayat yaşamışım gibi; kendime dost aynasından değil de kara aynalardan senelerce bakmışım. En güzel zamanlarımı yakmışım da kalakalmışım kışın ortasında ıssız.

Şimdi gönlüm İstanbul’dur. Yeditepenin her birinin eteklerinde hüzün durur. Âşıklar ağlar kalbimin hoyratça taşlaşmasına ancak zarif bir yangın beni arındırır. Yanışımla yakılır da ağıtlar belki arkamdan sadece İstanbul kemençesi ağlar. Ve sekiz rüzgar eser Yeditepeli şehre sekiz yönden. Usulca sokulur gönlümün kuytularına. Unutma, rüzgarları da vardır bir yönlendiren. Diren kalbim diren. Yine unutma ki Rabb’indir sonsuz merhamet eden.

TAGS
RELATED POSTS
2 Comments
  1. Cevapla

    gkcdgn

    1 Mayıs 2019

    Acilen bir “çok beğendim” butonu eklenmeli bu sayfaya 🙂

    • Cevapla

      Şahinzâde

      7 Mayıs 2019

      Yine yeni yeniden güzel yorumunuz için teşekkür ederim Gökçe Hanım 🙂

Bir Cevap Yazın

Şahinzâde
Ankara

Kalbinden aşina ol; dıştan yabancı görün Böyle güzel yürüyüş cihanda nadir bulunur.

Kategoriler
Son Yazılar
Sosyal Medya
Twitter
  • T

    Tweeted on 08:06 PM Aug 18

Teraneler Nedir?
Teraneler, modern dünyaya sıkılan bir kurşun, insanlara ise uzatılan bir demet çiçektir. Kalıplar dışına çıkmayı hedefleyen ve izahı olmayan şeylerin izahını mizahıyla birlikte yapmak, suratı asık olanlara bir tebessüm hediye etmek en büyük gayemizdir. Umutsuz, melankolik gençlere bir tokat olup onları gaflet uykusundan uyandırmak bizim görevlerimiz arasındadır. Sitenin felsefesi: “Bizi sıradanlık değil, çılgınca fikirler kurtaracak” olup kalıpları yıkmak ve sorgulamak bunu yaparken de güldürmek amacımız. Size “bırak bu teraneleri” diyenler olacak onlara aldırmayın, zira bu teraneler akl-ı selim teraneler.
Kumpanya Blogları