Denemeler

Dehşetengiz Yalnızlık

By on 16 Mayıs 2019

… sonra ayrılıklar düşüne dalıyoruz/ bize ait olan ne kadar uzakta

                                                                              İsmet Özel

İçinde bulunduğum mekandaki bütün varlıklara bir anda yabancılaşıyorum. Her şey anlamsızca akıp geçiyor. Ne önümde biraz önce keyifle çay içtiğim fincan bardak ne yanındaki elmalı kurabiye ile bir bağ kurabiliyorum. Kıymetli dostlarımın konuşmaları, simaları giderek benden uzaklaşıyorlar. Evrendeki iki noktanın anbean birbirinden uzaklaşması gibi ben her şeye uzaklaşıyorum. Evren genişlese de evrenleri içine sığdırmaya muktedir olan kalbim daralıyor. Dehşetengiz yalnızlık adını verdiğim o his benim bütün hücrelerimi ele geçiriyor. Mütemadiyen yaşadığımız ve yaşayacağımız gurbet kendisini yeniden hatırlatıyor. Baba vücudundan ayrılarak başladığımız yolculuk, anne vücudundan ayrılmayla devam ediyor ve en son kara toprak ile üstümüzü kapatıncaya dek bu ayrılıklar sürüyor.

Terk etmek, tasavvufta önemli bir kavramdır. İnsan-ı kamil olabilmek terk etmekle başlar. Nefsani zevkleri terkle başlayan bu yolculukta sonlara yaklaştığımızda terki dahi terk etmemiz gerekir. Ayrılık burada da mürebbi sıfatı görmektedir ve yavaş yavaş dünyayla olan bağını da koparırsın. Yalnızlık giderek artmaktadır. Yalnızlık arttıkça insan aczini de anlar. Acizlik, kimi insan için yıkımdır özellikle günümüzde “istersen sen her şeyi yapabilirsin” zırvalarıyla dolu kitaplara, konuşmalara kendini kaptıran insanların inandığı değerler bütününün yıkımıdır. Acizlik aynı zamanda insanı aciz olmayana doğru bir arayışa sürükler. Burada doğa ile kainat ile hemhal olmak büyük önem taşır. Gün batımı, ağaçlar, kuşların cıvıltısı insanın gurbetini huzura çeviriyor. Kainat ve insan zaten ikiz kardeş değil mi? Ondaki dokunulmamış gurbeti seyrederken aslında kendi içimizdeki gurbetin bir yüzünü, ölümün huzur verici yüzünü görmez miyiz?

Yalnızlık dedik, kanımızda belki bir zehir gibi çoğalttığımız kavram yalnızlık. Yalın kökünden türemiştir bu kelime; yalın ise soyunmak demektir. Taktığımız maskelerden, alışkanlıklarımızdan, personalardan ve egolarımızdan soyunmak yani dikenli tellere takılmış pamukları çekermişçesine acı ve kan içinde soyunmak, işte dehşetengiz yalnızlık.

Yalnızlık eninde sonunda bizi tek bırakır. Tek kalınca belki anlarız, kainattaki tekliği… Belki de tevhid şuuruna ulaşmak için tek çıkar yol yalnızlıktır. Yalnızken kaybolmak da mümkündür fakat de ki bulunur elbet iyi hal üzere kaybolan kişi. 

 

 

TAG
RELATED POSTS

Bir Cevap Yazın