Denemeler

Beyaz Kar Taneleri

By on 19 Mart 2015

Not: Aşağıdaki besteyi dinleyerek okumanız hoş olabilir.

Kuşlar semaya hazırlanıyor. Beyaz kar taneleri, her biri eşini gaib eyleyen bir kuşun hatırasını taşıyor. Beyaz kar taneleri, günahlarımı perde perde önüme döküyor. Topluyorum yerden günahlarımı, bir ipek keseye dolduruyorum ve bağlıyorum kanadı kırık bir kuşun ayağına.

Ellerimi semaya açıp, merhamet ister gibi yalvarmıştım zamanında lâkin bir kuş kadar olamadım ve de iki kanat bulamadım. Bir damlacık göğsünde bir umman huruşan olan bülbül kadar coşamadım. Ve salâlar yükseliyor minarelerden. Sesler duyulmuyor getirilen tekbirlerden. Bir güvercin olduğu yerde düşüyor, kuşlar da ölümlüdür sen uçuşu hatırla diye fısıldarken. Beyaz kar taneleri dans ediyor gözlerimin önünde. Bir kemençevi kemençesine uzanıyor hafiften, bir neyzen neyini üflüyor, bir çaycı çay demliyor bakır çaydanlığında, dersleri bitmiş eve yorgun argın gelen genç kız Türk kahvesi koyuyor ocağa. Bir öğretmen hakikati anlatma derdindeyken, bir ekonomistin ruhu huzur buluyor FED kararından sonra. Her biri başını kaldırıp, semaya bakıyor. Beyaz kar taneleri 7 kat gökten huzur getiriyor insanlara. Sağanak sağanak değil, inşirah inşirah yağıyor bu beklenmedik zamanda. Kafeslerin içinde hapsolan kuşlar en çok bu zamanlarda kahroluyor ve içine kapanıyor çünkü bir kuşun göğsü umman gibidir öyle olmasaydı özgür olamayan her kuş, bu ızdıraba dayanamaz intihar ederdi. Özgürlük neydi? İnsanlar bu sorunun cevabını ararken, kuşlar bu hakikat üzerine doğmuştu zaten. Göklerin hakimi bizler değildik, onlardı. Kar tanelerinin her birini ayrı bir melek taşır derdi babaannem ve eklerdi eğer ikisi birbirine değecek olsa kıyamet kopardı maazallah. İlkokulda öğrendim her kar tanesinin nevi şahsına münhasır bir sanat eseri olan kristalize yapısı olduğunu yine ilkokulda duydum “Gelme kış gelme/ Yağma kar yağma/ Köylümü kentlimi/ Soğukta koyma” adlı şarkıyı… Ve lise yıllarımda tanıştım en sadık dostlarımdan biri ile. Kar yağmayan şehir olan İzmir’de. Adı Kar idi ve bir insan değil, bir şarkı idi. Yan masadan çocuk sitem yolluyordu Allah’a: “Kar yağdırıyorsun Allah’ım ama benim ellerim üşüyor.” Bir delikanlı ise sevgilim yok tüm bu beyaz kar taneleri bana bu eksikliğimi hatırlatıyor diye hüzünleniyordu. Kuşlar göç ediyordu bir diyardan bir diyara. Kar altında el ele tutuşan bir çift tebessüm ediyordu. Secdede gözyaşlarına boğuluyordu eskici amca. Tüm bu beyaz kar taneleri, bütün bir hayatın özeti idi galiba. Bak bir beyaz kar tanesi kondu avcumun tam ortasına, sonra güvercin oldu kanatlandı avuçlarımdan. Artık şehre karla beraber, gözyaşlarım yağıyordu inşirah inşirah. Ve salalar yükseliyordu minarelerden ve ona eşlik eden bir kanadı kırık güvercin ayağında ipekten bir kese ile.

TAG
RELATED POSTS
2 Comments
  1. Cevapla

    illegal

    6 Nisan 2015

    Bunu tekrar tekrar okumak huzur veriyor bana.dayanamayip yorum atmam da bu sebepten.

    • Cevapla

      Şahinzâde

      7 Nisan 2015

      teşekkürler 🙂

Bir Cevap Yazın